sana bunu yapmak istemezdim bebeğim

11/4/2008 ·

Sana bunu yapmak istemezdim bebeğim. Biliyorsun, seni her zaman anne şefkati ve bir orospu tutkusuyla sevmiştim. İlk içtiğin sigaranın izmariti bile çekmecemdeki kutuda dururken, sen gitmeye kalkmamalıydın.

Az önce saçlarımı fırçaladım. Çok dökülmeye başladı, her yerde sapsarı saçlar. Hımm, rengini değiştirmemi istediğinde yapmamalıydım, şimdi farkediyorum. Ben kızıl severim. Ama ben seni de severim. Hatta seni kızıldan daha çok severim. Biraz açıcı ve bolca sarı boyanın izini yokettiği kızılla seni kıyaslayamam tabi. Öyle olsa şu anda karşımdaki koltukta öylece oturuyor olmazdın.

Dışarda acayip bir yağmur var. Çıkmak istemeyeceğine eminim. Bu gece burada kalacağına da. Hatta ukala sanma beni ama hiç gitmeyeceğine de eminim. Hadi ama bebeğim, çok emek verdim, biliyorum gitmeyeceksin. Hatırlıyor musun, yalvarmıştım bir keresinde, çok korkuyorum gitme diye. Normalde demezdim, umrumda değilmiş gibi yapabilirdim. Ama yan apartmana hırsız girmişti bir gece önce, biliyordum. İşin kötüsü sen de biliyordun. Sen birşey daha biliyordun; kollarımdaki izleri...

Boynun ağrımıştır hayatım, şu yastığı al. Sen kımıldama, ben koyarım boynunun altına. Nasıl, rahat mısın? Boşboş bakma bana. Hep öyle bakmadın mı bunca zaman? Beni sev diye beklerken, çorba yaparken sana mesela, en sevdiğin renkteki eşofmanı verip, 'bunu bu evde giyersin.' dediğimde. Ah bebeğim, güzel gözlerin vardı. Bir de bakmayı bilseydin.

Aşık gibi bakmayı bildiğini biraz geç öğrendim. Telefonundaki fotoğraftan... Ne boktan sanattır şu fotoğrafçılık, anların yakasına yapışır bırakmazsın. Ya da tam tersi. Her ne haltsa. O yanındaki kaltağa bakışın vardı ya bebeğim. İşte ben o bakışı görmek için aylarca hem anne şefkatiyle, hem orospu tutkusuyla sevdim seni.

Güzel boyunlu sevgilim, ben de ölümsüzleştirdim bu anı. Hem de berbat bir fotoğraf karesi gibi değil. İşte karşımdasın, öylece bakıyorsun. Tamam bana bakmıyorsun ama onu da öğreneceksin. Aşk zaman ister bebeğim, çok zamanımız var. Parfümünün aynısından alıp getireceğim sana bu özel günün anısı olarak. Bu evde berbat birşeyler kokmaya başladı. Sana bulaşmasın hiç, sen hep deniz gibi kok, koynuma sokulup uyurken.

Yağmur yağıyor bebeğim, bak en sevdiğin müzik çalıyor. Dansedemesek de olur, buradasın ya. O kaltağı ve damarlarımdaki şırınga izlerini unutacağını biliyordum. Ah bebeğim, deniz kokulu sevgilim... Kahvene koyduğum ilaçlar dokunduysa bir daha vermem söz. Öyle boş boş bakma bana nolursun.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki | Sonraki »